h Dolar 9,2620 %0.91
h Euro 10,7921 %0.91
h BIST100 1.409,56 %-0,15
h Bitcoin 578540 %5.28348
a İmsak Vakti 02:00
Kayseri 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Kendin Olmak Cesaret İster

Tarkan’ın bir şarkısının sözleri şöyle başlıyordu: “Başkası olma, kendin ol” ve şarkının sözleri, “Böyle çok daha güzelsin”, diye devam ediyordu… Kendin olabilmek ve kendini olduğun gibi kabullenebilmek aslında bu hayattaki en büyük dersimiz belki de. Çünkü insan, olmadığı ve asla olamayacağı bir şeyi hayal ederek, yapabileceklerini ve şu anki potansiyelini de rafa kaldırabilir, farkında bile olmadan. İnsanın kendi varlığını olduğu gibi ve cesaretle kabullenebilmesi, mutlu bir gelecek inşa edebilmek açısından da son derece önemli…

Aslında hepimizin kendimizle ilgili kabullenmekte zorlandığımız pek çok farklı yönümüz olabilir. Belki de kendimizi birileriyle kıyaslamış ve bundan dolayı rahatsızlık duymuş olabiliriz. Bunlar bizdeki bir takım eksiklikleri değil, sadece güçlendirmemiz gereken bazı yönleri işaret eder. Ama bunu bir zayıflık olarak görürsek, hayatımız boyunca hep kendimizi ya da başkalarını suçlayarak bunu kâbusumuz haline getirmeye başlayabiliriz ne yazı ki…

Bizim kendimiz gibi olamayışımızın altında, çoğunlukla bize yüklenen bir takım etiketler ya da bu yüksek beklentilerin altında eziliyor olmak yatar. Ebeveynlerimizin ya da çevremizdeki insanların bizimle ilgili kendi zihinlerinde ürettikleri beklentilere kapılırsak, derinde bir yerlerde kendimize dair ne istediğimizi göz ardı edebiliriz. Bir süre sonra bunu bir yarış haline getirebilir ve birilerinin gözüne girip onların onayını kazanabilmek için hep başkalarının isteklerini yapmak zorunda da hissedebiliriz. Böyle bir durumda zaten kendi orijinal doğamıza dönebilmek çok da mümkün olmayacaktır.

Kendimizi kıyasladığımız insanların bizden farklı bir hayat hikâyesinin olduğunu ve herkesin tıpkı parmak izi gibi birbirinden farklı yaşam izleri barındırdığını kendimize hatırlatırsak, bu kıyaslamayı yapmanın anlamsız olduğunu da fark etmeye başlarız. Hepimizin ayrı bir yol hikâyesi var ve bize düşen şey kendi hikâyemizi sevebilmek ve onu olduğu gibi cesaretle kucaklayabilmek…

“Neleri başaramadım?”,

“Neleri yapamadım?”,

“Neler eksik?”,

“Ne olamadım?” ve “Kimlere benzeyemedim?”, gibi soruları kendimize sorarak, kim olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi görmemiz imkânsız hale gelecektir. Aslında pek çok insan hayatı boyunca bu imkânsızlıklar listesini sürekli gündeminde bir yerlerde barındırmaya devam eder. Günün birinde yapmak, günün birinde elde etmek, günün birinde başarmak ve günün birinde mutlu olabilmek gibi bir takım gerçeklik dışı idealler belirleyen insanların, çoğunlukla bu hayalin içerisinde sürüklenip durduklarını görebiliriz.

Elbette kendimizle ilgili bir takım beklentilere sahip olmamız gerekir ve bunlar son derece besleyicidir. Ama bu beklentiler gerçekçi olmalı ve mümkünse bizim kendi isteklerimiz olmalı… Başkalarının hayal ettiği birine dönüşmeyi hedeflemek çok gerçekçi değildir ve günün sonunda bizi çoğunlukla mutsuz birine dönüştürebilir. Çünkü bu beklentiler karşılanmadığında kendimizi başarısız hissetmemiz, hiç de zor olmayacaktır.

Sahip olmadıklarımız için kendimizi suçlamak yerine, şu ana kadar neler yaptığımızı kendimize hatırlatmakla başlayabiliriz. Belki de bizim oldukça küçümsediğimiz şeyler, başka insanlar için çok ulaşılması zor hedefler olabilir. Neler yaptığımızı ve hangi zorlukları aştığımızı kendimize hatırlatırsak, benliğimizin bir parçasını beslemiş oluruz böylece daha fazlasını yapabilme konusunda da bir cesareti kendi içimizde üretmeye başlayabiliriz.

Başka insanları dinlemek elbette önemli ama herkesi dinlemek de insana hata yaptırabilir, hiç kimseyi dinlememek de… İşte bu nedenle kendin olabilme yolculuğunda en önemli kısım; nerede, ne zaman ve kimi dinleyeceğimize karar vermek olabilir.

Şu ana kadar bazı şeyler istediğiniz gibi olmamış olabilir. Ama bu hep böyle olacağı anlamına gelmez. Bu yüzden de bundan sonrası için bir takım hedefler belirleyebilir ve bunları sağlam planlara dönüştürebilirsiniz. Kendimiz olabilmek ve düşlerimizi gerçekleştirebilmek için hayatta olduğumuz sürece her zaman yapılacak bir şeyler vardır. Bütün mesele aslında bir farkındalık, planlama ve eylem meselesidir. Çoğu insan sahip olamadığı şeylere öylesine teslim olur ki, yapabileceklerini görmesini engeller bu durum. İnsanların kendine kızması, başka insanları suçlaması ya da buna benzer bahaneler bulması, belki de işin en kolay kısmıdır. Ama cesaretle harekete geçebilmek ve düşlediği hayatı yaşayabilmek için adım atabilmek, ancak cesur insanlara göredir.

Eğer kendinizden ve hayatınızdan memnun değilseniz, kendinizi bir kurban ve başka insanları da bir suçlu olarak göreceksiniz demektir. Bu kısır döngünün içerisine giren bir insanın, zaten yapıcı olarak hayatına herhangi bir olumlu faktörü katabilmesi çok mümkün değildir. Kurban rolünden çıkmak ve kimseyi suçlamamak, çok güzel bir başlangıç olacaktır.

“Şimdi ne yapabilirim?”, diye kendinize sorun, “Şu ana kadar neler başardım?”, diye düşünmeye başlayın ve en önemlisi bundan sonra hayatınızda nelerin olmasına niyet ettiğinizi de kendinize sıklıkla hatırlatın. Belki de şimdiye kadar başka insanların fikirleri sizin kendi düşlerinizi gölgede bıraktı ama bu hep böyle olmak zorunda değil. Bir yerlerden başlamak zorundayız ve belki de bu yazı, bunu başarabilmeniz için küçük için küçük bir kıvılcım oluşturabilir… Eğer öyle olursa, ben de bundan gerçekten büyük bir mutluluk duyarım.

KAYNAK:www.muthispsikoloji.com-Mustafa ÇAY

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kendin Olmak Cesaret İster

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal